4 Ekim 2011 Salı

Aşkta Tutunamayanlar


Çayımın ikinci yudumundayken aşk üstüne yazı yazmanın zorluğu kendini hemen hissettirdi bana fakat birden fark ettim ki beş yıl önce aşktan anladığım sadece üç harf. bugün aşktan anladığım "sonsuza yakın". Aşkta sonsuzluğu anlamak ise zaten benim harcım değildi. yinede sonsuza yakın olmak bana bazı meziyetler katmıştı. Artık hemen tanır oldum aşkı bilememişleri bir diğer ifadeyle "aşkta tutunamayanları". Aşkta tutunamayanların aşka çektirdikleriydi aşkı bu hale getiren bilirdim. Aşk çekimserdi artık, her kalıba girmezdi. Aşktan aşka koştuğunu düşünenler bedenden bedene koşanlardı aslında. Aşk ise onu bıraktığı ilk bedende terketmişti. Aşk yalnızdı artık. O yüzden" yalnızların aşkı" arttı bu devirde galiba diyenleri duyar gibi oluyorum ama size birşey söyleyeyim mi? Aşk yalnızları bile terketmişti. Yapayalnızdık. Aşkı küstürdük çünkü aşkı bütün sonuçların mümessili olarak gördük. Çünkü aşkı hastalıklarımızla yan yana tuttuk mesela migren ve aşk dedik. Aşkı bir türlü bize hayat veren kalbin yanına koyamadık. Aşk insanın kalbini doldurmaya yeter mi demelere başladık. Aslında yeterdi ama kimseye yetiremedik..

Ve insan aldandı..!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder